güz bahçesi

hüseyn kaya Sabah sokağa çıktığınızda ayaklarınız altında hışırdayan yapraklar ve içinizi hafifçe ürpertip geçen bir serinlik karşılıyorsa sizi ve usul usul tepeye doğru yükselmeye çalışan güneş ışıtsa da yeryüzünü ısıtmaya yetmiyorsa, sonbahar; ucundan sarının binbir türlüsü dökülen fırçasını çoktan eline almış demektir.

“ne böyle sevdalar gördüm / ne böyle ayrılıklar”

hüseyn kaya Her kalem yalnızca sahibinin aşkını yazdı. Belki de bu yüzden trenle istasyonun aşkı hep yazılacak kaldı. Evet, bu da yazılası, okunası bir aşk hikâyesidir ve kıvrım kıvrım tren yolları, akasyalar, çam ağaçları, dağların bağrından geçen karanlık tüneller suskun şahitleridir bu hikâyenin. Dünyaya düştüğünden beri her gün bozkırda, dağların eteklerinde salına salına dolaşan yorgun bir rind ü şeydadır kara …