“ömür dediğin”

Hüseyn KAYA Bir öğle vakti, üzerimizde ince elbiselerle geziniyorken dışarıda, birden bire yaz yağmuruna tutulmak ve bir yandan ıslanırken bir yandan evimizde açık bıraktığımız pencereleri hatırlamak gibidir yirmili yaşları geride bırakmak. Şaşırır kalırız, başımızda bir ikindi uykusu mahmurluğu. Yağmurun, şiirlerin, şarkıların ve hayallerin bittiği yerden adım atarız otuzlu yaşlara. *** hüseynim geçiyor gençlik çağları Eğer sık sık zamanın ne de …

küstüm çiçeği

hüseyn kaya ne çabuk unutuyor başından geçenleri boşuna yoruluyor yine akrep duvarda boşuna dökülüyor yapraklar takvimlerden hangi sabah uyansam dün duruyor dışarda avucuma çizilmiş bir küstüm çiçeğiydin âhıma tutunarak yaşadım ömrüm seni ne hazan ne nevbahar ne de içli şarkılar yalnız kendinin sesi titretiyor kalbimi     kasım, 2009 az edebiyat dergisi sayı: 5