akşam ağrısı
Tarih : Mart 12, 2011
hüseyn kaya
Altın kulelerden yine kuşlar
Tekrarını ömrün eder i’lan
(Ahmet Haşim)
Eğer mevsimlerden yaz ise önce kuşlardan alırız haberini akşamın. …devamını okumak için tıklayınız..
İlgili kategori : kitaplar, şiir, yeni eklenenler | Hadi yorumla!
rüya
Tarih : Kasım 4, 2010
hüseyn kaya
ah efendim sizin hiç dişiniz ağrımaz mı
hani o büyük sızı hani kabir azabı
girip düşlerinize dağlarda kaybolmaz mı
girer gibi bir şehre timur’un orduları
ah efendim sizin hiç ucu kaleminizin
kırılmaz mı leyla’nın adını yazıyorken
çürümez mi kopmaz mı ipi tespihinizin
yükünü dilinizin sırtında taşıyorken
ah efendim sizin de yanar mı içinizde
unutulmuş bir sure gibi uzak her yıldız
yoruldum ah efendim bu dünya denizinde
aynı rüyada bile yalnızız hep yalnızız
güz 2010
az edebiyat dergisi, sayı:8
İlgili kategori : şiir, yeni eklenenler | Hadi yorumla!
kaza namazı
Tarih : Temmuz 7, 2010
hüseyn kaya
ben yine gelemedim ve yine döndü dünya
döndü dünya yüzünü nasırlaşan yüzüme
yanlış zamana açan mahcup çiçekler gibi
tutundum titreyerek bana bakmayan güne
bahanem bile yok ki biliyorsun halimi
şimdi ne desem sana kelimeler de senin
sulara saçlarını çözen söğütler gibi
eğiliyor kalbim de üstüne rahmetinin
az edebiyat, sayı:7, temmuz 2010
İlgili kategori : şiir, yeni eklenenler | 1 yorum yapılmış.
ortada
Tarih : Haziran 21, 2010
çözülmüyor kollarım acının bedeninden
surların önündeyim
suların arkasında
bana
beni böylece anlatın bir ayet ver
bitti işte ömrümü çelen çalan bu büyü
şimdi
yaralarımı öpüyorum her gece
bitti hiç söylemeden o sonsuz sessiz ezgi
al
nereye istersen savur şimdiden geri
hem yolum hem yolcuyum
hem dağım hem dağlanan
hem tufanım hem gemi
anasız kuzu gibi kaldı ömrüm ortada
beni hayata değil
beni kendine bağla
yitik düşler, mart 2002, sayı: 17
İlgili kategori : şiir, yeni eklenenler | Hadi yorumla!
hicret
Tarih : Haziran 21, 2010
hüseyn kaya
nasıl olsa bir daha yolun düşmez yoluma
nasıl olsa öldürür nasıl olsa bu kahır
ve düşmez nasıl olsa yüzün yüzüme daha
kalsın ağrım altında böyle benimle bu sır
sen hayat de ben ağu, araya koyduğuna
sen hayat de varımdan yoğumdan olduğuma
ey gönlüme sığıp da sığmayan hikâyeme
sen hayat de bu acı kıyıya vurduğuma
yağmalanmış ömrümün yasını tutuyorum
eşiğinde hicrete açık kapılarının
yalnız ve yabancıyım, üstelik üşüyorum
mor dağlara saldığın suskun menekşelerin
ve dağımda patlayan kızıl güllerin için
ve en çok senin için hep en çok senin için
ben seni ağlayarak gideceğim ülkemden
yitik düşler, ağustos 2001, sayı: 10
İlgili kategori : şiir, yeni eklenenler | Hadi yorumla!