<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Hüseyin Kaya</title>
	<link>http://www.huseynkaya.com</link>
	<description>Çekil gideyim hayat..</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Mar 2010 20:34:01 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>raflarda tozlu yara</title>
		<description>
Hüseyn KAYA
Kaderlerinin aynı olduğu söylense de hikâyeleri birbirine hiç benzemez aslında. Sarp kayalıkların ucunda, uzak dağların eteklerinde açan rengarenk çiçekler gibi hepsinin kokusu, şekli başka başkadır ve hepsinin ayrı bir hikayesi vardır kulak verip dinlediğinizde.

 Cümlenin maksudu bir amma rivayet muhtelif

          ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/60-raflarda-tozlu-yara.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>&#8220;kar altında hüzün denemesi&#8221;</title>
		<description>
 Hüseyn Kaya
Boşunadır ilkokul sınıflarımızın duvarlarını süsleyen mevsim şeritleri. Boşunadır her tahtaya kaldırıldığımızda dört mevsimi peş peşe ezberden sıralamamız, sırf bu yüzden aferinler almamız.

Ömrümüz boyunca dönüp dolaşıp heceleyerek okuduğumuz ve asla ezberleyemediğimiz dört kelimeden ibaret kısa bir cümledir aslında çocukluğumuzdan beri bize öğretilmeye çalışılan dört mevsim. Bu kısa cümlenin içinde ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/57-kar-altinda-huzun-denemesi.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>&#8220;ömür dediğin&#8221;</title>
		<description>
 Hüseyn KAYA
Bir öğle vakti, üzerimizde ince elbiselerle geziniyorken dışarıda, birden bire yaz yağmuruna tutulmak ve bir yandan ıslanırken bir yandan evimizde açık bıraktığımız pencereleri hatırlamak gibidir yirmili yaşları geride bırakmak. Şaşırır kalırız, başımızda bir ikindi uykusu mahmurluğu. Yağmurun, şiirlerin, şarkıların ve hayallerin bittiği yerden adım atarız otuzlu yaşlara.
***
hüseynim geçiyor ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/56-omur-dedigin.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>küstüm çiçeği</title>
		<description>
hüseyn kaya
ne çabuk unutuyor başından geçenleri
boşuna yoruluyor yine akrep duvarda
boşuna dökülüyor yapraklar takvimlerden
hangi sabah uyansam dün duruyor dışarda

avucuma çizilmiş bir küstüm çiçeğiydin
âhıma tutunarak yaşadım ömrüm seni
ne hazan ne nevbahar ne de içli şarkılar
yalnız kendinin sesi titretiyor kalbimi

    kasım, 2009
az edebiyat dergisi sayı: 5
        ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/55-kustum-cicegi.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>çiçekten kapıları ömrümün</title>
		<description>
  Hüseyn KAYA
 
Çalışkan sınıflar nasıl beklerse öğretmenlerini kapılar arkasında sessiz ve mahcup; öyle beklerler sahiplerini.

Kimi incecik zayıf bedenli, kimi alabildiğine iri cüsseli… Kiminin yüzünde çizgiler, solmuş renkleri, kimi olabildiğince gösterişli. Bir kısmı farkında ömrünün baharında olduğunun, öylesine sevinçli; fakat bazılarının size uzanırken titrer ihtiyar elleri.

Hepsinin de içlerinde aynı ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/54-cicekten-kapilari-omrumun.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>&#8220;evlerin dışı pencere, duvar&#8221;</title>
		<description>
                                                   ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/53-evlerin-disi-pencere-duvar.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>kalbimin eşiğinde gül yaprakları</title>
		<description>
                                                   ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/52-kalbimin-esiginde-gul-yapraklari.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>vakt-i kerahat</title>
		<description>
 hüseyn kaya
benim yerimde olsan her gün yağmur isterdin

aynalarda kör düğüm olurdu bakışların

isli bir lamba camı ufanırdı üstüne

kerpiçten odalarda ekşiyen yıllarının

kerpiçten avlularda kirkit sesinden ninni

çözülmeyi bekleyen bir ip ağacı olsun

olsun olsun isterdin bir annen ak tülbentli

bir güz akşamı gibi düşerken ümitlerin

olsun ve öpsün her gün acıyan yerlerini

bir de çığlık çığılığa ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/51-vakt-i-kerahat.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>elimdeki dünya kolumdaki mutsuzluk</title>
		<description>
 Hüseyn KAYA
&#160;
                                                ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/50-elimdeki-dunya-kolumdaki-mutsuzluk.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>kurtarma yazılısı</title>
		<description>
hüseyn kaya
bir şans daha deseydim verirdin biliyorum
sarmaşık ve fesleğen bahçeme pencereme
verirdin baharımda açan ilk çiçeğimin
yaprağının rengini ağaran gözlerime

verdiğin kitaplardan sevdalar seçtim bana
öyle istemediydin yine de öyle yaptım
sayfaları kalbime çizilen defterimin
kara düş yaprakları kuruttum arasında

yağmura tutulmasam geçerdim biliyorum
yedi deniz üç ırmak ve senin kalbinden de
ben kaldım zaman geçti düştüm senin gözünden
aşkla ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/46-kurtarma-yazilisi.html</link>
			</item>
</channel>
</rss>
