<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Hüseyin Kaya</title>
	<link>http://www.huseynkaya.com</link>
	<description>Çekil gideyim hayat..</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Aug 2010 22:48:19 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>ayrılık resimleri</title>
		<description> Hüseyn KAYA

Bana sonra o uzak resimleri anlat
Turgut Uyar

İki ayrılık arasına sıkıştırılmış bir dünyada, misafir olduğunu unutmadan dolaşmaktır adına hayat dediğimiz şey. Ayrılıkla başladığımız hayata, ayrılıklarla veda ederiz. Bu yüzden ayrılığa yakılmış her türkü, ayrılık hüznüyle söylenmiş her şarkı ve yazılmış her şiir kaç yaşımızda ve nerde dinlersek dinleyelim titretir ruhumuzu.
Uzun ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/76-ayrilik-resimleri.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>hüznün uzak sokağı</title>
		<description>Hüseyn KayaÇıkamaz çocukluğundan dışarıKimse.Bundandır sevmemizKiraz ağaçlarını.Fazıl Hüsnü Hepimizde aynı şeyleri çağrıştırır bir yaz akşamı ara sokaklarda tüm hücreleriyle kendilerini oyuna kaptırmış çocukların şen çığlıkları, bağırışları. Kaç yaşımızda olursak olalım böyle bir manzaranın büyüsü hepimizi aynı ülkenin, çocukluğumuzun ülkesinin kapılarına taşıyıverir birdenbire.Zaman geriye gider, mekân ve renkler değişir. Ya her oyunu ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/75-huznun-uzak-sokagi.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>berat demirci ile yeni kitabı ve eskimeyen kitapları üzerine sohbet</title>
		<description>konuşturan: hüseyn kayaaz edebiyat dergisi, 7. sayı, haziran 2010—Deneme türü bazı kaynaklarda yazarın kendi kendisiyle hasbıhali olarak tanımlanıyor, sizi sizinle hasbıhal ettiren sebepler nelerdir?Döne döne “Kendi efkârımla okuryazarım!” deyişime de uyuyor sizin aktardığınız tanım. Ancak “deneme” kelimesi deneme tarzının ağırlığını ifade edemediği için midir bilinmez, bu türe mensup sayılan çoğu ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/74-berat-demirci-ile-yeni-kitabi-ve-eskimeyen-kitaplari-uzerine-sohbet.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>kaza namazı</title>
		<description>hüseyn kaya

ben yine gelemedim ve yine döndü dünya
döndü dünya yüzünü nasırlaşan yüzüme
yanlış zamana açan mahcup çiçekler gibi
tutundum titreyerek bana bakmayan güne

bahanem bile yok ki biliyorsun halimi
şimdi ne desem sana kelimeler de senin
sulara saçlarını çözen söğütler gibi
eğiliyor kalbim de üstüne rahmetinin
az edebiyat, sayı:7, temmuz 2010 </description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/73-kaza-namazi.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>ortada</title>
		<description>çözülmüyor kollarım acının bedeninden
surların önündeyim
suların arkasında
bana
beni böylece anlatın bir ayet ver

bitti işte ömrümü çelen çalan bu büyü
şimdi
yaralarımı öpüyorum her gece
bitti hiç söylemeden o sonsuz sessiz ezgi

al
nereye istersen savur şimdiden geri
hem yolum hem yolcuyum
hem dağım hem dağlanan
hem tufanım hem gemi

anasız kuzu gibi kaldı ömrüm ortada
beni hayata değil
beni kendine bağla
yitik düşler, mart ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/71-ortada.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>hicret</title>
		<description>hüseyn kaya

nasıl olsa bir daha yolun düşmez yoluma
nasıl olsa öldürür nasıl olsa bu kahır
ve düşmez nasıl olsa yüzün yüzüme daha
kalsın ağrım altında böyle benimle bu sır

sen hayat de ben ağu, araya koyduğuna
sen hayat de varımdan yoğumdan olduğuma
ey gönlüme sığıp da sığmayan hikâyeme
sen hayat de bu acı kıyıya vurduğuma

yağmalanmış ömrümün yasını ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/70-hicret.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>melâl bahçesi</title>
		<description> hüseyn kaya

her çiçeği süsler ölüm korkusu
güz ne kadar uzak durursa dursun
perdelere sinmiş yağmur kokusu
anneniz uyuyor çocuklar susun

bulutlar da yorulur sözcükler de
uzak rüyaların karanlığında
eğlense de ovaların gönlünde
yalnızdır ırmaklar haritalarda

ve kalp de yorulur hep titremekten
bir gülün üstüne gülden habersiz
göçüyorum parça parça gölgemden
ah çocuklar sararıyor bahçemiz

istanbul bir nokta dergisi, sayı: 101
haziran, 2010 </description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/69-melal-bahcesi.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>hüseyin kaya anlattı&#8230;</title>
		<description>

Konuşturan: Nurettin Durman

29 Mayıs 2010 Cumartesi
kaynak: www.dunyabizim.com

Hüseyin Kaya Sivas’ta yaşıyor.
Öğretmen.
Sühan dergisini çıkardı. Sühan dergisinde uzun süre şiire yer vermedi sayfalarında. Halbuki dergiye yazı verenlerin yüzde 98’i (yanılmıyorsam) şair kişiliğiyle tanınmış isimlerdi. Nedense ona göre iyi şiirler yazılmıyordu, kendisi Sühan’ını matbaaya vermek için çabalarken. Tabii kendisi de şair olarak tanınıyordu ama ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/68-huseyin-kaya-anlatti.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>bir ömür; iki hece</title>
		<description>


Hüseyn Kaya
  


Hangi dilde olursa olsun bazı kelimelerin kalbe, zihne düşürdüğü şeyler birbirine benzer. Baba; bu tür kelimelerden biridir çocukluğunu geride bırakmış çoğu kimse için.
Babam hep, baba olunca anlarsın, derdi anlayamadığımı düşündüğü durumlarda. Yıllar sonra bir kez daha onun haklı olduğunu görmek hüzünle karışık bir güzelliği yaşatıyor kaç zamandır ...</description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/67-bir-omur-iki-hece.html</link>
			</item>
	<item>
		<title>hatıra</title>
		<description>
hüseyn kaya
herkes unuttu beni bu kıyısında nehrin
kırılan aynaların en uzağında yüzüm
kokusu yok adı yok rengi yok çiçeklerin
bitmeyen bir gecenin rüyası her gördüğüm

siyah bir kumaş gibi dokuduğum kederi
ağartmaya yetmedi gözyaşı meleklerin
ömrümün ortasında hatırasıyım şimdi
paslı kelimelerden düşen ümitlerimin

ocak 2010
az edebiyat dergisi sayı: 6 </description>
		<link>http://www.huseynkaya.com/66-hatira.html</link>
			</item>
</channel>
</rss>
