ortada
Tarih : Haziran 21, 2010
çözülmüyor kollarım acının bedeninden
surların önündeyim
suların arkasında
bana
beni böylece anlatın bir ayet ver
bitti işte ömrümü çelen çalan bu büyü
şimdi
yaralarımı öpüyorum her gece
bitti hiç söylemeden o sonsuz sessiz ezgi
al
nereye istersen savur şimdiden geri
hem yolum hem yolcuyum
hem dağım hem dağlanan
hem tufanım hem gemi
anasız kuzu gibi kaldı ömrüm ortada
beni hayata değil
beni kendine bağla
yitik düşler, mart 2002, sayı: 17
İlgili kategori : şiir, yeni eklenenler | Hadi yorumla!
hicret
Tarih : Haziran 21, 2010
hüseyn kaya
nasıl olsa bir daha yolun düşmez yoluma
nasıl olsa öldürür nasıl olsa bu kahır
ve düşmez nasıl olsa yüzün yüzüme daha
kalsın ağrım altında böyle benimle bu sır
sen hayat de ben ağu, araya koyduğuna
sen hayat de varımdan yoğumdan olduğuma
ey gönlüme sığıp da sığmayan hikâyeme
sen hayat de bu acı kıyıya vurduğuma
yağmalanmış ömrümün yasını tutuyorum
eşiğinde hicrete açık kapılarının
yalnız ve yabancıyım, üstelik üşüyorum
mor dağlara saldığın suskun menekşelerin
ve dağımda patlayan kızıl güllerin için
ve en çok senin için hep en çok senin için
ben seni ağlayarak gideceğim ülkemden
yitik düşler, ağustos 2001, sayı: 10
İlgili kategori : şiir, yeni eklenenler | Hadi yorumla!
melâl bahçesi
Tarih : Haziran 12, 2010
hüseyn kaya
her çiçeği süsler ölüm korkusu
güz ne kadar uzak durursa dursun
perdelere sinmiş yağmur kokusu
anneniz uyuyor çocuklar susun
bulutlar da yorulur sözcükler de
uzak rüyaların karanlığında
eğlense de ovaların gönlünde
yalnızdır ırmaklar haritalarda
ve kalp de yorulur hep titremekten
bir gülün üstüne gülden habersiz
göçüyorum parça parça gölgemden
ah çocuklar sararıyor bahçemiz
istanbul bir nokta dergisi, sayı: 101
haziran, 2010
İlgili kategori : şiir, yeni eklenenler | Hadi yorumla!