kurtarma yazılısı
Tarih : Temmuz 28, 2009
hüseyn kaya
bir şans daha deseydim verirdin biliyorum
sarmaşık ve fesleğen bahçeme pencereme
verirdin baharımda açan ilk çiçeğimin
yaprağının rengini ağaran gözlerime
verdiğin kitaplardan sevdalar seçtim bana
öyle istemediydin yine de öyle yaptım
sayfaları kalbime çizilen defterimin
kara düş yaprakları kuruttum arasında
yağmura tutulmasam geçerdim biliyorum
yedi deniz üç ırmak ve senin kalbinden de
ben kaldım zaman geçti düştüm senin gözünden
aşkla düşen gözyaşı ağlamaz düştüğünde
haziran 2009
az edebiyat dergisi
sayı:4, yaz 2009
İlgili kategori : şiir, yeni eklenenler | 3 yorum yapılmış.
nihai mekaale meselesine ve sühan mecmuası’na dair tenviratımdır
Tarih : Temmuz 28, 2009
recai güllapdan
kaynak: kitap zamanı, sayı: 23
Taşrada münteşir “Sühân” nâm mecmuâ-i nefisenin başına gelecekleri duymuş olmanız lâzımdır deyû farzeyleyerek doğruca mes’eleye girizgâh etmekliğimi mâzur görünüz aziz kaarî ve kaarîelerim benim.
Gelecek nüshânın neşrini mütâkib bu mecmuâmız kepenkleri indirecek imiş. Şimdi siz bilürüm, nereden biliyorsun deyû sual edersiniz. Efendim, bugün eyi günümde olduğumdan nâşi, şu kadarcık kusurunuzu afveyledim gitti; bilenlerin mâlumu olduğu üzre ben şahsan bizzat kendim olaraktan bu mecmûanın muharrirlerinden idim idi.
Denk düşürmüş iken Sühân’ın nasıl neşrolunduğunu hikâye edeyim: Sühân öyle bir mecmuâ ki bütün maddi sermâyesi bir lise mualliminin aylık maaşından sarfolunan meblağdan ibâret; ardındaki zihnî sermâye ise işbu lise muâllimi ahbâbım Hüseyin Beğ’in bizatihi kendisüdür.
Bir doksan endâmında boyu, ânınla mütenâsib eni ve zannımca yüz kilo civarında sıkleti ile Hüseyin Beğ’i karşudan görenler, “Bu pehlevânın yolu Kırkpınar’a düşse başaltını zinhar kimesnelere bırakmaz” deyû bir kanaate zâhib olurlar ise de, kendisi bizzat rûhen karanfillerden nâzik, ince fikirli, çelebi mizaçlı bir erbâb-ı kalemdir kim, vaktiyle bir mıkdar şiirle uğraşmış olmaklığından maada bir kusurunu görmedim idi. Bir ara yanulup şaşarak şuâra ahbâbının iğvâsına mağlûben “Çekil Gideyim Hayat” serlevhası ile bir hatâ cedveli tertib etmiş ise de “gençlik seyyiâtıdır; olur böyle şeyler” deyû üzerinde durmağa lüzum hissetmedim, zirâ bu kadarcık kusur, her Türk gencinde bulunur bir şeydir. İmdi Hüseyin Beğ, “ben mecmûa neşredeceğimdir; neveytü’l gazâ!” deyû azm-ü cezm-i kasd eyleyerek bir hayırlı işe mübâşeret edicek sair erbâb-ı kalem ahbâbı, bu hâlis niyete omuz verdiler. Netiycede ben dahi bizzat bu mes’eleye, “Oh Recai Bey, ne olurdu siz de mecmûamıza destek vereydiniz ne güzel olurdu felân fıstık” neviinden bir recâ ile muhatab olunca derhal, …devamını okumak için tıklayınız..
İlgili kategori : yeni eklenenler | Hadi yorumla!
göç şiirleri
Tarih : Temmuz 28, 2009
recep şükrü göngör kaynak: şiiri özlüyorum dergisi
Hazret-i peygamber Tiaf’te ellerini açıp dua ediyor: “Sen beni kime bırakıyorsun.”
Hüseyin Kaya’nın şiir kitabı bu hadisle başlıyor.
Şiirimizin ana besin kaynağı geleneğimizdir, yani dini müktesebatlarımızdır. Dinimiz ve edebiyatımız birleşerek şiirimize, öykümüze, romanımıza ve diğer sanatlarımıza kaynaklık etmiştir. Asr-ı saadet dediğimiz altın nesil dönemi, Cumhuriyet dönemi şairlerimizin hemen çoğunu etkilemiştir. Asaf Halet’ten, Arif Nihat’a; Mehmet Çınarlı’dan, Hilmi Yavuz’a… Hüseyin Kaya bu halkanın sürdürücüsü şairlerdendir.
Masal dinleyerek büyüyen bir kıtanın çocuğu şair “bir varmış, bir yokmuş” girizgahına uyarak başlıyor söze. İnsan doğar, büyür: bir varmış. Ölür, kabre konur: bir yokmuş. Bu sözler bizi yol/yolcu kavramlarına çıkarıyor.
Hüzün Kıssası şiiri, Mustafa İslamoğlu’nun Yasin şiiriyle parelellik arzediyor. Kaya, edebiyat geleneğimize uyarak hz. Peygamberle başlıyor söze. Hamdele selvele üsulüne gönderme yapıyor.
Hicret bütün zamanlarda yaşanan en kutsal yolculuktur. Kaya şiirlerinde bu yolculuğa oldukça çok yer veriyor.
“Çekil Gideyim Hayat” şiirlerinde gidiş imgesi öne çıkıyor: hicret, nehir, kıyı, son, geçerken, yolcunun ilahisi… “nereye istersen savur şimdiden geri/ hem yolum hem yolcu” …devamını okumak için tıklayınız..
İlgili kategori : hakkında | 1 yorum yapılmış.