hakikat dediğin bir karatren
Tarih : Nisan 10, 2009
“hakikat dediğin bir karatren”
hüseyn kaya
Çocukluğunuz istasyonsuz bir şehirde ya da kasabada geçmişse hiç şüphesiz telafisi mümkün olmayan bir ziyan içindesinizdir.
Ufuklarında gemilerin süzülmediği, vapur düdüklerinin bir rüyayı böler gibi gündelik telaşların ortasına ansızın düşmediği, yolların yılan gibi kıvrım kıvrım uzayıp inceldiğini asla göremeyeceğiniz bir iklimde uzağın ne olduğunu, ancak yorgun trenlerin, yolcuların mekânı istasyonlarda yaşar, istasyonlarda hissedersiniz.
Orda trenler her daim birilerini ayırırken yerinden yârinden bir başkasını yârine anasına yetiştirme telaşındadır. Trenlerin istasyonlarda yorgun yorgun solumaları acı acı inlemeleri biraz da taşıdıkları bu ağır hasretler, ayrılıklar yüzündendir.
Bir de, uğurladığınız bir yolcunuz olmasa da, istasyona gitmişseniz bir tren vakti, gittiğiniz gibi dönmeniz mümkün değildir evinize. Her tren sol yanınızdan bir ilmeğin ucunu da usulca çözüp götürür uzak diyarlara, uzak hatıralara.
“eylül müydü albümden düşmüş sonbahar mı?”
İstasyonu olmayan şehirlerin yalnızları daha yalnızdır, kimsesizleri daha kimsesiz.
Eğer bir gece vaktinde inmişseniz trenden ya da gece gelecek bir treni bekliyorsanız gitmek için, hep aynı manzara karşılar sizi istasyonlarda.
Bekleme salonlarının artık misafir sıfatını aşmış ancak ev sahipleriyle bir türlü yıldızı barışmayan zararsız ve kimsesiz sakinleri vardır gece trene bineceklerin ya da gece yoldan dönenlerin tanıdığı bildiği. Bekleme salonlarının en loş köşelerinde kıyamet kopsa uyanmayacak kadar derin uykularla sabahlarlar, yorgunluktan mı uyurlar kasavetten mi bilinmez… Uyurken çoğunun yüzü bir bebeğin yüzü kadar mutlu ve huzurludur aslında…
“hatırlar mısın narçiçeğini… son yazın yorgun kızı, ablam”
…devamını okumak için tıklayınız..
İlgili kategori : yeni eklenenler | 2 yorum yapılmış.