dede özel sayısı

Tarih : Ocak 10, 2008

Hayatın kıyısında, bir masalın ilk sözlerinin mahmurluğunda birden beliriverirler karşımızda. Adına dünya denilen bu hanın tam da eşiğinde göz göze geliriz onlarla ve orada, o lahzada, ömür boyu gönlümüzden silinmeyecek bir suret resmedilir zihnimize gayr-i ihtiyari. Kalın, ahşap çerçeveler içinde duvarlara asarak muhafaza ettiğimiz siyah beyaz ya da sonradan renklendirilmiş fotoğraflarına rağmen hep bir rüya âleminin hayal meyal kahramanıdırlar bizim için ve bir vardırlar bir yokturlar…
Ne kadar gizlemeye çalışsalar da çizgi çizgi yüzleri, feri tükenmiş gözleri hep aynı mahzunluğu ve kederi fısıldar bakanlara. Sırf onların bu ahvalini görmeyelim için, doldurulmuş bir defter nasıl durursa kitap raflarında, öylece otururlar tek kişilik koltuklarda mahcup ve yorgun.
Kimimize kendi isimlerini vermişlerdir, kimimiz kulağımıza okunan ezanın ardından ismini ilk onlardan duymuştur. Tıpkı çocuk ruhumuza ömür boyu benzerini bir daha tadamayacağımız sevinçleri mutlulukları yaşattıkları gibi hiçbir sınıfın hayat bilgisi dersinde görmediğimiz yalnızlığı ve ölümü de ilk onlar yaşatır, tattırırlar bize. Böyle böyle alıştırır hayat karanlığına gözlerimizi.
Hep birbirlerine benzerler aslında…
Bazen onlara, bir parkta bank üzerinde uzaklara dalmış yahut anlamsız gözlerle öylesine ayakuçlarını seyrederlerken, hava ne kadar sıcak olursa olsun sırtlarını günden yana verip bastonlarına dayanarak kim bilir hangi evvel zamanı düşünürlerken rastlarız. Bazen de seneler evvel, büyüklerinin yanında edepsizlik sayılacağı
endişesiyle kendi çocuğunu bir kez göğsüne bastıramamış, kendi çocuğuna “evladım”
diyememiş ve onların oyunlarına karışamamış olmanın tüm acısını çıkartırcasına torunlarını evlatları yerine koyarak bağırlarına basarken hüzne boğarak dünyamızı, fark ettirirler kendilerini… “Tatlı dede” olabilmek hevesiyle, değil adını, istemesini dahi bilmediği şekerleri, oyuncakları, çikolataları torunlarının önüne yığan, torunlarına öte git dense ya gözleri bulutlanan, ya da titreyen sesleriyle dünyayı ayağa kaldıran da onlardır.
Beyazdan çok griye çalan sakallarıyla, diz yapmış kadife pantolonlarıyla, yaz kış sırtlarından çıkarmadıkları ihtimal lacivert ceketleriyle dolaşır dururlar ağır ve ağırlaşan adımlarla hayatın kenar mahallelerinde ve Hep birbirlerine benzerler aslında dedelerimiz.
Sahi sizler de, bir tatlı su çeşmesi önünde tek eliyle bastonuna yaslanırken, tek eliyle küçücük su bidonunu doldurmaya çalışan veya öğlen namazı için ağır adımlarını bahane ederek -kim bilir hangi sebepten- bir saat evvel evinden çıkan ve yaramaz ilkokul talebeleri gibi kol kola yaz kış demeden camii yollarında usul usul salınan dedeleri gördükçe çocukluk günlerinizden esen bir hafif rüzigarla ansızın dedenizin hayalini yanı başınızda buluyor musunuz?
Uzun zaman önce haber ettiğimiz üzre “dede” yazılarından oluşan 16. sayımızla selamlıyoruz vaktinizi.

Hamiş: Sühan iki ayda bir yayımlanmayı arzu eden ancak kendi vakti tamam olmadan görücüye çıkamayan bir dergi olarak yayınına devam ediyor… Durumumuzu anlayışla karşılayacağınızı umuyor, sabrınız ve destekleriniz için teşekkür ediyoruz…

Anahtar kelimeler: dede özel sayısı, sühan dergisi


İlgili kategori : hakkında, kitaplar, sivas, yeni eklenenler | 1 yorum yapılmış.

Yorum yapabilmek için Giriş yapmanız gerekmektedir.

|

sayfalarım

  • biyografi
  • konuşmalar
  • yazılar

kategoriler

  • hakkında
  • kitaplar
  • şiir
  • sivas
  • yeni eklenenler

son yazılarım

  • gelenek ve şiir soruşturması
  • kalbimizin durgun kıyısı
  • defter
  • radyo mu dediniz
  • dünya hâli
  • türkülerin söylediği bursa
  • bahar şarkısı
  • kış güzeli
  • kedi güzellemesi
  • hayal defteri
  • ismail karakurt’la mülakat
  • güz bahçesi

mecmuâ

  • 2011
  • 2010
  • 2009
  • 2008

sühan dergisi arşivi

  • sayı 1
  • sayı 2
  • sayı 3
  • sayı 4
  • sayı 5

bağlantılar

  • a.turan alkan
  • halil rıfat paşa lisesi
  • kyk
  • sibirya mektupları
  • sühan dergisi

Turan Değerli desteği ile hazırlanmıştır.
Tüm hakları ©2008 Hüseyin Kaya üzerinde saklıdır.

kyk başvuru tarihleri 2011 - prefabrik - pvc banyo dolapları - sivas oto - e-okul - Korkmaz Morg - Cenaze Morgları - Morg Kabinleri - Morg Sistemleri - Morg Üniteleri - Morg Ünitesi - Soğuk Oda - Soğuk Depo - Soğuk oda - Soğuk hava deposu - Soğuk Oda -Soğuk Hava - Soğuk Oda - Soğuk Hava Deposu -
Web Stats